Analitik kimya laboratuvarlarında üretilen her veri, bir kararın temelini oluşturur. Bir ilacın piyasaya sürülmesi, bir gıdanın güvenli ilan edilmesi veya bir çevresel numunenin "temiz" kabul edilmesi, laboratuvar sonuçlarına bağlıdır. Bu kadar kritik kararların dayandığı analiz yöntemlerinin güvenilirliği nasıl kanıtlanır? Cevap: Analitik Metot Validasyonu.
Validasyon, sadece bir prosedür veya "yapılması gereken bir evrak işi" değildir. Validasyon, bir metodun, amaçlanan kullanıma uygun olduğunun (Fitness for Purpose) objektif delillerle, istatistiksel yöntemlerle ve deneysel çalışmalarla kanıtlanması sürecidir. Bu makalede, ICH Q2(R1), FDA ve ISO 17025 rehberleri ışığında, validasyonun teknik anatomisini inceliyoruz.
1. Validasyon mu, Verifikasyon mu? (Kavramsal Çerçeve)
Sektörde en sık karıştırılan iki kavramdır.
Validasyon (Geçerli Kılma): Standart olmayan, laboratuvarın kendi geliştirdiği (In-house) veya modifiye ettiği metotlar için yapılır. Tüm performans parametreleri sıfırdan belirlenir. Kapsamlıdır.
Verifikasyon (Doğrulama): Standart bir metodun (Örn: ASTM, ISO, EPA metotları) laboratuvar şartlarında doğru uygulanabildiğinin kanıtlanmasıdır. Genellikle Doğruluk ve Kesinlik parametrelerine bakılması yeterlidir.
Bir laboratuvarın ilk adımı, hangi süreci uygulayacağına karar vermektir.
2. Kritik Performans Parametreleri ve İstatistiksel Arka Plan
Bir metodun validasyonu sırasında incelenmesi gereken temel parametreler şunlardır:
A. Spesifiklik (Specificity / Selectivity)
Analitik metodun, numune ortamındaki diğer bileşenlerin (safsızlıklar, bozunma ürünleri, matriks) varlığında, sadece hedef analiti (analyte) ayırt edebilme yeteneğidir.
Uygulama: Kromatografik yöntemlerde (HPLC/GC), pik saflığı (peak purity) testleri ve plasebo enjeksiyonları ile kanıtlanır. Hedef pikin altında başka bir madde saklanmamalıdır.
B. Doğrusallık (Linearity) ve Çalışma Aralığı (Range)
Metodun, belirli bir aralıkta konsantrasyon ile sinyal (absorbans, alan vb.) arasında doğrusal bir ilişki kurabilme yeteneğidir.
Kritik Hata: Sadece Korelasyon Katsayısına ($R^2 > 0.999$) bakmak yanıltıcıdır. Kalibrasyon eğrisinin "Rezidüel Analizi" (Residual Plot) yapılmalı ve hataların rastgele dağıldığı görülmelidir.
C. Tespit ve Tayin Limitleri (LOD & LOQ)
Özellikle eser analizlerde (safsızlık, pestisit vb.) hayati önem taşır.
LOD (Limit of Detection): Analitin varlığının tespit edildiği ama miktarının güvenle verilemediği en düşük seviye. (Genellikle Sinyal/Gürültü oranı S/N ≈ 3).
LOQ (Limit of Quantitation): Analitin kabul edilebilir bir doğruluk ve kesinlikle ölçülebildiği en düşük seviye. (S/N ≈ 10).
D. Doğruluk (Accuracy / Trueness)
Ölçülen değerin "Gerçek Değere" yakınlığıdır.
Uygulama: Sertifikalı Referans Madde (CRM) kullanılarak veya numuneye bilinen miktarda standart eklenerek (Spike) yapılan "Geri Kazanım" (Recovery) çalışmaları ile hesaplanır. İdeal oran %95-%105 arasındadır (konsantrasyona göre değişir).
E. Kesinlik (Precision)
Çoklu ölçümler arasındaki uyumdur. Standart Sapma (SD) ve Bağıl Standart Sapma (%RSD) ile ifade edilir. Üç seviyesi vardır:
Tekrarlanabilirlik (Repeatability): Aynı analist, aynı cihaz, aynı gün (Kısa zaman aralığı).
Ara Kesinlik (Intermediate Precision): Farklı günler, farklı analistler, farklı cihazlar (Laboratuvar içi değişkenlik).
Tekrar Üretilebilirlik (Reproducibility): Farklı laboratuvarlar arası uyum (Laboratuvarlar arası testler).
F. Sağlamlık (Robustness)
Metot parametrelerinde yapılan küçük ve kasıtlı değişikliklerin (Örn: Mobil faz pH'sını 0.1 değiştirmek, kolon sıcaklığını 2°C değiştirmek) sonuç üzerindeki etkisi. Metodun günlük kullanımda ne kadar dayanıklı olduğunu gösterir.
3. Validasyon Protokolü ve Raporlama
Deneysel çalışmalara başlamadan önce mutlaka bir "Validasyon Protokolü" hazırlanmalı ve kabul kriterleri (Acceptance Criteria) baştan belirlenmelidir.
Örneğin: "Geri kazanım %98-102 arasında olmalı, RSD değeri %2'den küçük olmalı" gibi.
Çalışma bittiğinde ise tüm ham verilerin, kromatogramların ve istatistiksel hesaplamaların yer aldığı bir "Validasyon Raporu" yazılır.
Sonuç
Analitik Metot Validasyonu, laboratuvarın kalite güvencesidir. Validasyonu yapılmamış bir metotla üretilen veri, bilimsel ve yasal olarak "yok hükmünde"dir.
Lab Akademi Web Semineri Aboneliği kapsamındaki bu eğitimle, validasyonun temel prensiplerini öğrenecek ve sektörel uygulamalarla teorik bilgilerinizi pekiştireceksiniz.
