Gıda Mühendisliği veya Teknikerliği öğrencileri mezun olduklarında CV'lerine genellikle şunu yazar: "HACCP hakkında bilgi sahibi." İşverenler ise şunu arar: "HACCP sistemini kurabilecek ve GMP denetimlerini yapabilecek."
Bir ilaç fabrikasında üretim müdürü, daha verimli olduğu için karıştırıcının hızını artırmaya karar verdi. Mühendislik departmanı, bozulan bir valfi "daha iyi" bir markayla değiştirdi. Satın alma departmanı, daha ucuz olduğu için ambalaj tedarikçisini değiştirdi. Hepsi "iyi niyetli" ve "gelişim odaklı" adımlar değil mi? Eğer bu adımlar bir Change Control (CC) süreciyle yönetilmediyse, bu durumun adı GMP'de **"Kaos"**tur.
İş hayatında iki tür çalışan vardır: Sorunu görüp yöneticisine haber verenler. Sorunu analiz edip, çözüm önerisiyle (CAPA) birlikte yöneticisine gidenler. İkinci gruptakiler, her zaman daha hızlı terfi ederler. İlaç ve kalite sektöründe bu yetkinliğin teknik adı **"Sapma Yönetimi ve Kök Neden Analizi"**dir.
Bir ilaç fabrikasında üretim yaptınız. Her şey mükemmel gitti. Ama temizlik formuna imza atmayı unuttunuz veya yanlış yazdığınız bir değeri daksil (beyazlatıcı) ile sildiniz.
Biyoloji, Kimya, Eczacılık veya Mühendislik fakültesinden mezun oldunuz. İlaç, Kozmetik veya Gıda Takviyesi sektöründe çalışmak istiyorsunuz. İş ilanlarına baktığınızda karşınıza çıkan ilk kısaltma muhtemelen şudur: "GMP bilgisine sahip." Peki, üniversitede detaylı görmediğiniz bu GMP nedir ve neden işe alımın "olmazsa olmaz" şartıdır?
GMP kuralları, masa başında yazılmamış; maalesef tarihteki acı tecrübelerle şekillenmiştir. 1960'lardaki Thalidomide Faciası (binlerce bebeğin sakat doğması) gibi olaylar, otoritelerin "Sadece son ürüne bakmak yetmez, süreci kontrol altına almalıyız" demesine yol açmıştır. Bugün uyguladığımız her GMP kuralının arkasında bir insan sağlığı dersi vardır.
İlaç ve biyoteknoloji endüstrisinde yıllarca kabul gören bir ezber vardı: "Bir prosesten ardışık 3 başarılı seri üretim alırsan, o proses validir." Ancak FDA’in 2011’de, EMA’nın ise 2015’te yayınladığı kılavuzlar bu ezberi bozdu.
Bir ilaç üretim tesisinde en korkulan senaryo nedir? Üretilen basit bir vitamin hapının içine, bir önceki üretimden kalan yüksek etkili (potent) bir antibiyotik veya kanser ilacı kalıntısının karışmasıdır. İşte bu "çapraz bulaşma" (cross-contamination) riskini ortadan kaldıran ve hasta güvenliğini garanti altına alan sürece Temizlik Validasyonu (Cleaning Validation) diyoruz.
İlaç ve yaşam bilimleri endüstrisinde yazılı olmayan tek bir kural vardır: "Eğer kaydetmediyseniz, yapmamışsınız demektir." Ancak günümüzün dijitalleşen GMP dünyasında bu kural bir adım öteye taşındı: "Eğer verinin bütünlüğünü (integrity) kanıtlayamıyorsanız, o veri yok hükmündedir."
İlaç ve biyoteknoloji endüstrisinde yıllardır süregelen bir alışkanlık vardı: "Bir sistemi kur, valide et ve dokunma." Ancak modern GMP anlayışı ve değişen regülasyonlar (özellikle ICH Q12), bu statik yaklaşımı tamamen değiştirdi. Artık kalite; laboratuvarda test edilen bir sonuç değil, tasarım aşamasında kurgulanan ve ürün/ekipman emekliye ayrılana kadar dinamik olarak yönetilen bir süreçtir. İşte bu bütüncül yaklaşımın adı: Farmasötik Yaşam Döngüsü Yönetimi.