Üretim hattınız dünyanın en iyisi olabilir. Personeliniz çok eğitimli olabilir. Ama hammadde tedarikçiniz size spesifikasyon dışı bir ürün gönderdiyse, yapabileceğiniz hiçbir şey yoktur. Ürününüz kalitesiz olacaktır.
Bir laboratuvarın "Ben doğru ölçüyorum" demesi yetmez. Bunu kanıtlaması gerekir. Bunun en kesin yolu, Yeterlilik Testlerine (PT) katılmaktır. Peki, laboratuvarları test eden, onlara karne (z-skoru) veren bu kuruluşları kim denetler? Cevap: ISO 17043 Standardı.
Bir laboratuvar yöneticisi için en stresli anlardan biri, Yeterlilik Testi (PT) raporunun geldiği andır. Sonuç |z| < 2.0 ise "Başarılı", |z| > 3.0 ise "Uygunsuzluk" demektir. Peki bu skor nasıl hesaplanır? Arkasındaki matematik ne kadar güvenilirdir?
Laboratuvarda "Metot Validasyonu" veya "Ölçüm Belirsizliği" dendiğinde herkesin gözü korkar. Karmaşık formüller, pahalı istatistik yazılımları... Oysa çözüm, bilgisayarınızın masaüstünde duruyor: Microsoft Excel.
Laboratuvarınızda binlerce dolarlık LIMS (Laboratuvar Bilgi Yönetim Sistemi) yazılımı olmayabilir. Ama bilgisayarınızda Excel var. Ve eğer Excel'in kaputunun altındaki motoru (VBA) kullanmayı biliyorsanız, kendi otomasyon sisteminizi kurabilirsiniz.
Laboratuvarlarda hala hesap makinesi kullanıp sonucu elle deftere yazanlar var. Ancak modern laboratuvar dünyası dijitalleşiyor. Excel, bu dünyanın alfabesidir. Eğer alfabeyi bilmezseniz, şiir (İstatistiksel Analiz) yazamazsınız.
Laboratuvarda her gün binlerce veri üretiliyor. Yöneticiniz size gelip şunu sorduğunda ne yapıyorsunuz? "Geçen ay HPLC cihazında en çok hangi hatayı aldık ve bu hatalar hangi vardiyada yoğunlaştı?"
Eğer bu soruyu cevaplamak için Excel'de filtreler arasında kayboluyor, kopyala-yapıştır yapıyorsanız; çok zaman kaybediyorsunuz demektir. Çözüm: Pivot Table ve Dashboard.
Bir işletmede Kalite Departmanı harıl harıl prosedür yazar, klasörler dolar. Ama sahada bir operatöre "Bunu neden böyle yaptın?" diye sorulduğunda, "Ahmet Usta böyle öğretti" der. Prosedürü açıp bakmaz.
Bir laboratuvarcının en büyük kabusu, sınırda çıkan sonuçlardır. Müşteri limitin 100 olduğunu söyler. Sizin sonucunuz 99 çıkar. "Geçti" derseniz; belirsizliğiniz ±2 olduğu için gerçek değer 101 olabilir. Yani aslında ürün bozuk olabilir. İşte bu noktada devreye Karar Kuralı (Decision Rule) girer.